|
|
Tarihçiler
tarafındanErdek’in yaklaşık 7000 yıllık bir geçmişi olduğu belirtiliyor.
Erdek, eski adıyla Arteka, büyük Kizikos Medeniyeti’nin yanında kurulmuş
bir kentti. Bölgeye yerleşen en eski topluluğun Antik Yunandaki Tesalya
kentinden göç eden Dolionlar olduğu biliniyor.
Daha sonra krallarının adını, yani Kizikos ismini alan Kapıdağ ve yöresi,
M.Ö 749 ve 680 yıllarında, Ege’de yaşayan Miletoslular tarafından iki
kere kolonize edilmiş. Kizikos kentiyle Arteka kentinin ikinci
kolonizasyonu ise Lidya Devleti'nde, Hükümdar Gipes zamanında olmuş.
Çeşitli kaynaklara göre, Kizikos ve Arteka kentleri, M.Ö ki tarihlerden
başlayarak, Osmanlı Devleti topraklarına katılana dek çok sayıda
devletin egemenliği altında kalmış. Helenistik dönemde Kizikos ve
Arteka’da çok sayıda, mimar, astronomi bilgini, tarihçi ve edebiyatçı
yetişmiş.
Bu
bölgeye yerleşip şehir devleti kuran en eski topluluklardan, Tesalya'dan
göç edip gelen Dolianlar olduğunu antik coğrafyacı (STARBON) bildiriyor.
Önceleri Dolianis olarak anılan şehir devleti daha sonraları ise
Dolianların başına geçen genç savaşçı kral (kizikos)un ismiyle anılmaya
başlanmıştır. Tarihlerde KİZİKOS krallığı olarak yer almaktadır.
Miteolojide yer alan dünyanın ilk antik çağ deniz yolculuğunu anlatan
ünlü ARGONUTLAR DESTANI kizikosun kuruluşuna ışık tutan önemli bir
belgedir.
1986 yılında B.B.C televizyonu miteolojide altın postun arayışını
anlatan bu ilk çağ deniz yolculuğunun önemli bir bölümünün filmlerini
Erdek'te çekmişlerdir.
Kapıdağı Erdek tarihine baktığımızda M.Ö 749 ve 680 yıllarında olmak
üzere kizikos Milatoslular tarafından 2 defa kolonize edilmiştir.
Değişik tarih kaynakları ilk çağlardan KIZIKOS ve ARTEKİ şehirlerinin
idarede 10 defa el değiştirdiğini bu bölgelerin TRAKYALILAR,
MAKEDONYALILAR, LİDYALILAR, PERSLER, ISPARTALILAR, PELEPONESOSLULAR,
FİRİGYALILAR, ROMALILAR, BİZANSLILAR, SELÇUKLULAR'ın egemenlikleri
altına girdiklerini en son ise 1339 yılında Orhan Gazinin oğlu Süleyman
paşanın ilk Rumeli fetihine çıkışında Kapıdağından geçerken feth
edildiği Evliya Çelebi tarafından bildiriliyor.
Bu
bölgenin geçmiş eski Antik tarihini en güzel bir şekilde anlatan yabancı
tarihçilerin başında HASLUK, STARBON, HAMİLTON, JUBİN, TEKSİER, PLENİUS
ve 1893 Osmanlı dönemi hükümetinden bu bölgenin arkeolojik araştırmaları
için imtiyaz belgesi almış. Erdekli Yunanlı profesör Makris kostantindir.
Eserleri Yunanistan da yayınlanmakta hatta internette önemli bir bölümü
dünyaya sunulmaktadır.
Kapıdağ yarımadası Marmara Denizinin ortasından başlayarak güney kıyısı
küçük Asya Kıtası Bandırma sahillerine 1500 m. genişliğinde dar bir
toprak parçasıberzahla bağlıdır.
Bugün Erdek ilçesinin
sınırları içinde kalan bölgede tarih boyunca (kızıkos) - (Artake) ve (Prokonesos)
isminde üç site şehir devletinin bulunduğunu ünlü tarihçi heredot'un
eserlerinden öğreniyoruz.
Heredot Kapıdağ Yarım Adası (Arkatonesos) taki şehir devletlerinden
bahsederken Kızıkos ve Arteka'nın Kapıdağ yarım adası üzerinde
Prokonesos'un ise önce Paşaliman'ı adasında daha sonrada Marmara
adasında kurulduğunu bildirir. Kızıkos şehir devleti kısmen Kapıdağ
berzahına uzanmış kısmen eskiden (Artonoros) denen yüksek dağların yeşil
eteklerine yaşlanmıştır. Arkasında Dindimon'un bugünkü Adem Kaya ve Dede
Dağlarının yüksek ve ormanlık tepeleri vardır. Kızıkos şehri bir kolu
ile doğudan (Panaromos) (Bandırma) körfezinin mavi denizini öteki kolu
ilede batıdan (Artake) Erdek körfezinin ışıklı sularını kucaklar. Bu
bölgeye yerleşen en eski toplulukların (Dolionlar) olduğunuda antik
coğrafyacı Starbon bildiriyor.
Dolian'ların
Yunanistan'daki Tesalya'dan buralara göç etmiş olduğu bildirilmektedir.
Mitelojide Yunanlıların meşhur Argonot'lar destanında adı geçen
Doliyan'lar kralı genç Kızıkos kralı Tesalya'lı bir kahramandır.
Daha sonraki tarihlerde Kızıkos ismini alan Kapıdağ berzahi ve yöresi
I.O 749 ve 680 yıllarında olmak üzere iki defa Milatos'lular tarafından
kolonize edilmiştir. Bugünki Erdek kasabasının yerinde bulunan eski
Arteka şehri ile birlikte Kızıkos'un bu ikinci kolonizasyonu Lidya
devletinin en yüce devrini açan kral Gipes'in hükümdarlığı zamanına
rastlamaktadır.
Değişik tarih kaynaklarından edilinilen bilgilere göre kızıkos ve Arteka
Erdek M.O. tarihlerden başlayarak milattan sonra Osmanlılara kadar geçen
tarihi dönemlerde on defa el değiştirerek başka ulusların egemenlikleri
altına girdikleri yazılmaktadır.Bu bölgede Trakyalılar, Makedonyalılar,
Lidyalılar, Persler, Ispartalılar, Peneposuslular, Frigyalılar,
Romalılar ve Bizanslıların egemenlikleri altında kaldıkları en son ise
1339 yılına Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa'nın ilk Rumeli seferine
çıkışında bu bölgenin fethedilmesi ile Osmanlılara Türklere geçtiğini
öğreniyoruz.
şte bu açıdan bakıldığında Kızıkosda ve Erdek'te her dönemin her değişik
eski ulusların egemenliklerinden kalan kültür ve sanat mozağini bir
arada bulmak, görmek mümkündür. Bölge bir toplu kültür ve sanat mozağini
başka bir bölgelerde görmek mümkün değildir.
Kızıkos ve Erdek özellikle M.O. 333-30 yıllarında Helenistik çağda ve
yine Roma dönemlerinde mimari ve sanat heykeltraşlık alanlarında
erişilmez bir düzeye ulaştıklarını Kapıdağı'nda çıkarılan rengarenk
mermerleri büyük bir ustalıkla nakşeden Kızıkoslu heykeltraşlar o
dönemlerin bir çok kral ve imparatorluklarına saraylar, saray
süslemeleri, dönemin Tanrıları adına tapınaklar mezar süslemeleri sütun
başlıkları kopruler su kemerleri yaptıklarını tarihi belgelerden
öğreniyoruz. Dünyanın sekizinci harikaları arasında yer alan
Kızıkos'daki Hadriyanoz tapınağıda İmparator Hadriyanos adına Kızıkoslı
mimarlarca yapıldığı tarihi kayıtlarda yer almaktadır. Bugün Ege'de
Efesos, Soke'de Milatos, Bergama ve Atina'daki çeşitli mabetlerin sütun
başlıkları ile süslemeleri Kızıkoslu mimarlarca yapıldığı bilinmektedir.

Kızıkos bilim ve kültür
alanında tarihlere ışık tutacak düzeydedir. Dönemin en ünlü filozofları
matematikçileri astronomi bilginleri ünlü tarihçi ve edebiyatçıları
zamanın en ünlü coğrafyacısı ve deniz bilimcisi kaşif Evdeksiyos
Kızıkos'ta yetişmiştir. Kızıkos'un jimnazyonlarında bir çok kralların
prenslerin eğitim gördükleride tarih kaynaklarında yer almaktadır.
Bu yabancı tarih yazarlarının başında Hasluk, Starbon, Hamilton, Joubin,
Teksiyer, Pleniyus gibi çeşitli tarih bilimcilerin eserleri yer
almaktadır.
Yine Osmanlı dönemindeki yazarlardan da Solakzade Mehmet Efendi tarihi
Uzun Çarşılı Karesi Tarihi, Osmanlı Tarihi, Evliya Çelebi ibni derviş
seyahetnamesi gibi bir çok belli başlı eserlerde Erdek'in eski tarihi
açık bir şekilde yer almaktadır.
Kapıdağı ile ilgili diğer Osmanlı dönemi yazarları ise (Solakzade Tarihi)
Uzun Çarşılı Mehmet Efendi (KARESİ TARİHİ) (OSMANLI TARİHİ) ve en
ayrıntılı biçimde Evliya Çelebi Seyahatnamesidir.
İnsanlık
aleminin ilk neolitik çağı taş devrinden bağlayarak günümüze kadar
uzanan yedi bin yıllık geçmişinden Erdek kesintisiz bütün medeniyetlerin
yerleşim merkezlerinden birisidir. Bu kadar eski görkemli tarihi
mazisini tarihin derinliklerinde bırakıp gelen Kızıkos ve Erdek Son
BizansDönemlerinde de Bizans'ın şarap, zeytin, zeytin yağı, balık ve
ipek deposudur.Osmanlı döneminde ise Erdek'in en güzel en açık bir
şekilde Evliya Çelebi'nin Seyahatname isimli eserinden öğreniyoruz. 1639
yılında Erdek'e iki kez gelen Evliya taam sofrası kadar bir yerde kaynar
bir ılıca suyu Çelebi Erdek'in tahtanı ve fevkanı iki katlı evlerinde,
hanları hamamları, dört mihrap camilerinden 25.000 dönüm bağlarından
misket üzümünden dokuz çeşit şarabından bahseder. Yine Evliya'nın ilginç
bir anısında bugün Erdek limanında bulunan küçük Zeytinli Ada ile
ilgilidir. Evliya Çelebi Zeytinli Adası ile ilgili şöyle bahsediyor:
Bu Erdek'in karşı garbında bir mil bait derya içere vardır ki Adem içine
girmeyi tahammul edemeyip deryaya karıştığı yerde gusul ederler. İki
türlü hasai kudret bireşince gusul edenler hayati cavidani bulurcasına
memnun ve sıhatül vücut olurlar, satırları ile Zeytinli Ada'daki şifalı
sulardan bahsediyor.
Erdek
artık dün olduğu gibi bugün de o geçmiş görkemli mazisine yakışır bir
şekilde hızla gelişip büyüyen üstündeki bütün doğal ve tarihi
kaynaklarıda ortaya çıkararak dünya insanlık alemine sunmak için gayret
içindedir. Bugün Erdek Marmara'nın tek sahil cennetidir.Ekonomik
hayatında dün olduğu gibi bugünde zeytincilik, balıkçılık, ve turizm en
geniş imkanlarla insanlığa sunulmak üzere geliştirilmektedir. Erdek
gelecekte bütün dünya insanlarının ilgi ve severek koşup geleceği ender
turistik yerlerinden biri olmaya adaydır.
|
|